sitresle güçlenmek
Stres kaba bir tanımlama ile olması gerekenlerin olmaması, gerçekleşmemesidir. Diğer
bir ifade ile anormal hallerdir, beklenmeyendir. Psikolojik olarak bir zorlanma hali
şeklinde de tanımlanabilir.
Stres araştırmalarıyla tanınan Hans Seyle de stresi ‘organizmanın herhangi bir
duruma karşı gösterdiği sıradışı tepki’ olarak anlatır.
Beyin genellikle olaylara iki tepki ile karşılık verir: Savaş ya da kaç. Her iki halde de insan sıkıntı
yaşamaktadır. Bu durumda beyin tarafından otomatik bir şekilde ve bilinçli olarak gerçekleşmeyen iki
hormon salgılanır.
Stres hormonları da denilen adrenalin ve noradrenalin, sistemin tekrar dengeye gelmesini
amaçlamaktadır. Beyin bu iki hormonu salgılamakla bedeni, kısa bir süre de olsa, bilinçaltının etkisinden
kurtarmaya yardımcı olur.
Tehlike algılaması
Savaş ya da kaç durumları, beyin tarafından tehlike olarak algılanır. Bilinçaltının birinci görevinin
bedeni korumak olduğu düşünülerek, vücut topyekün alarm haline girer.
Stres hallerinde yaşanan başka bir olumsuzluk da, bilinçaltının hakim olması dolayısıyla, kontrol
dışı düşüncelerin zihne hücum etmesidir. Kişi genellikle ne yapacağını şaşırır. Etrafından destek ister.
Öyle bir tavır sergiler ki, yanında bulunanlar da bir panik atmosferine girdiklerinden yardım etmeleri
gerektiğini pek düşünemezler. Aslında stres halinde kişi kendisi ile baş başadır.
Barbara J. Braham, Stres Yönetimi adlı çalışmasında alarm halindeki görüntüyü resmeder: “Kalp
atışı hızlanır, kan el ve ayaklardan çekilir ve derin kas gruplarında birikir. Ayrıca gözbebekleri büyür, çene
kasılır, kan dolaşımına çok yüksek miktarda adrenalin, şeker ve yağ karışır. Solunum yavaş, derin
diyafram solunumundan, yüzeysel göğüs solunumuna dönüşür.”
Hayati bir tehlike söz konusu ise, örneğin bir trafik kazası halinde bu sistemin çalışması, vücudun
sağlığı açısından önemlidir. Çalışmaması ise bir felaket olarak nitelendirilebilir. Ancak hayati olmayan
durumlarda, sistemin sık sık çalışması, bedeni yıpratmaktan başka bir şey değildir.
Stresi kontrol
Peki stres halinde ne yapılır? Öncelikle psikolojik bir zorlanma olduğunun farkına varılması gerekir.
Yani kişi kendi kendine ‘Şu an bir stres içerisindeyim. Bunu atlatmam gerekir.’ düşüncesini
tekrarlamalıdır. Bu, kişinin, olayın farkına varmasını sağlar.
Ardından zihnindeki kontrol dışı düşünceleri kontrol etmek için, zihne bilinçli olarak bir emir
vermelidir. Bilinçaltı, bilincin emri altında olduğundan, verilecek her direktif hemen yerine getirilecektir.
Kontrol dışı düşüncelerin zihin içinde cirit atmalarını engellemek için ‘dur’ denilmesi yeterlidir.
Üçüncü aşama olarak, yine bilinçli bir şekilde bilinçaltına direktifler vermeye devam edilmelidir:
‘Sakin ol. Telaşlanmaya gerek yok. Her şey kontrol altında.’ Bu tip emirler de bilinçaltı tarafından derhal
yerine getirilecektir.
Dördüncü aşamada artık stres bir dereceye kadar kontrol altındadır. Ancak etkisini tamamen yok
etmek için son darbe vurulmalıdır. Geçici bir durumla karşı karşıya olunduğu hatırlanmalıdır. ‘Bir hafta, bir
ay, bir yıl sonra bu stres halinin kişisel tarih içerisindeki yeri nedir?’ sorusu sorulmalıdır. Genellikle bu
şekilde soru sorulduğunda ve geniş bir perspektiften bakıldığında, içinde bulunulan stres durumu denizdeki
damla hükmüne düşecektir.
Son aşamada, stres halini yönetme ve ondan istifade etme söz konusudur. Örneğin trafik sıkışıklığı
yaşayan bir kimse, yukarıda sayılan aşamaları geçtikten sonra, araç içerisinde neler yapabileceğini
düşünebilir. Yanında kitap varsa okuyabilir. İşle ilgili kafasına takılan bir sorun için alternatif üretmeye
çalışır.
Stresten kaçmak yerine onu yönetmek, kişiyi daha da güçlendirecektir
Kategori: (Belirtilmemiş) | Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı



